Lilypie First Birthday tickers

Lilypie First Birthday tickers

20 Ocak 2014 Pazartesi

2 yaş sendromu

Oglum hadi dışarı çıkacağız 
Efe- cikmicamm
-hadi lütfen pantolonu giyer mısın 
-giymicem
Ben- markete gidiyoruz 
Efe- Markete gidemiyooz 
Dışarı çıkılır markete gidilir alışveriş binbir zorlukla aman evladım onu bırak bunu elleme kaçma benden nidalarıyla bitirilir
Ben -Hadi eve gidiyoruz Efe'cim
Efe- Ben burda kalicam!!!

Bu nedir tabi ki 2 yaş sendromu
Inat,inat,inat donemi basladi...

Genelde 18 ayda civarı başlayan inatlaşmalar bize 2 yaşına 1 ay kala iyice tavan yaptı.
Bu dönem nasıl bir dönem bakalım;

İnat döneminin ilk basamağında çocuklar bir yandan anne babadan kopma, ayrılma korkusu yaşarlarken diğer yandan da yeni şeyler keşfetmek, denemek isteğiyle sürekli bir çelişki içerisindedirler.

18. aya kadar anne babasının dediklerini yapan, söylenileni kabul eden çocuk artık kendisinin bir birey olduğunun farkına varır ve bunu da kendisine ve çevresine kanıtlamaya çalışır. O zamana dek her işi anne baba tarafından yapılan çocuk artık her şeyi kendi başına yapabileceğini anlamış ve bu nedenle de hem kendi sınırlarını hem de becerilerini denemek amacıyla anne babaya karşı çıkmaya başlamıştır.

Bu yaşta çocuğun dil gelişimi hızlanmaya başlamıştır; ancak tam olarak düşünce ve duygularını ifade etmeye yetmez. Algılaması oldukça ilerlemiş, olaylar arasındaki bağlantıları kurmaya başlamıştır. Sınırların ve haklarının nereye kadar uzandığını anlamaya çalışırken, sık sık ondan beklenilen davranışın aksini yapmaya çalışır. Özellikle bu dönemde sınırları öğrenemeyen çocuk ileride kuralları kabul etmekte, başkalarının hakkına saygı göstermeyi öğrenmekte ve davranışlarının bir sonucu olduğunu anlamakta zorlanır.

İnat döneminin ikinci basamağında ise çocuklar "İstemek" ile "Başarabilmek" arasında bir gel git yaşarlar. Çocuk rahat hareket edebilmeye, düşüncelerini ifade etmeye başlamıştır; ancak her istediğini de gerçekleştiremediğinin de farkına varır. Her isteğinin gerçekleşemeyeceği gerçeği çocuğun çoğu zaman öfke nöbetleri yaşamasına, agresif tepkiler vermesine yol açar. Bu dönemde çocuğun edineceği tecrübeler gelecekte tüm hayatı boyunca ona gerekli olan tecrübelerdir. Çocuk her istediğinin istediği an olamayacağını öğrendiği bu dönemde yine sınırları zorlamaya çalışır. Çocuğun ileriki yaşlarda davranış bozukluğu gösterip göstermemesi anne babanın bu dönemde tutarlı davranıp davranmamasıyla yakından alakalıdır.

Hem anne baba hem de çocuk için çok zor bir dönem olan inat dönemi çocuğun gelişimi için attığı büyük bir adımdır. Tüm bu tecrübeler ileride toplum içinde birlikte yaşam, sosyal gelişim için gereklidir. Çocuk inat döneminde edindiği tecrübeler ve anne babanın doğru tepkileri sayesinde isteklerini yönetmeyi öğrenecektir.

İnat döneminde yapılması gerekenler

İnat döneminde yapılması gereken en önemli şey anne babanın olaylar karşısında sakin kalabilmesidir. Agresif, öfkeli, sinirli çocuk anne ya da babasının kontrollü davranışları karşısında kendisini güvende hisseder. Ne yapacağını şaşırmış, telaşlı, sinirli olunduğunda çocuk daha çok telaşlanacak, daha çok sinirli davranışlar gösterecektir. Her gergin ortamda olduğu gibi iki taraftan birisinin sakin olması, kontrolü kaybetmemesi çok önemlidir. 
Çocuğu gözlemlemek çok önemlidir. Çocuk hangi durumlarda nasıl tepkiler veriyor, hangi durumlarda öfkeleniyor, hangi durumlarda çelişki yaşıyor anne babanın gözlemleri sonucunda bilmesi gereken önemli noktalardır. 
İnat döneminin çocuğun bireyselleşmesi, gelişimi için çok önemli olduğu unutulmamalıdır. 
Anne baba, çocuğu bu dönemde kendi başına yapabilecekleri konusunda desteklemeli, kendi işini kendisi yapabilecek, kendine güvenen birey olarak yetişmesi için imkan vermelidir. Çocuk bu dönemde, kendi başına yemek yemek isteyecek, kendi kıyafeti kendisi seçip kendi başına giyinmek isteyecektir. Aileler bu davranışların alışkanlık olabilmesi ve kendi ayakları üstünde duran bir birey olarak yetişmesi için çocuğa "Sana güveniyorum, başarabilirsin" hissi vermelidir. 
Çocuğun meraklı olduğu bu dönemde soru sorma isteği köreltilmemeli, bıkmadan yorulmadan çocuğa cevap verilmelidir. 
Aile içinde kesin çizgilerle belirlenmiş ve herkesin uyduğu kuralların olması ve bu kurallar doğrultusunda çocuğun istenilmeyen davranışlarına hem anne hem de babanın aynı tepkileri vermesi çok önemlidir. 
Çocukla pozitif bir iletişim kurulmalıdır. Sürekli "Hayır", "Yapma" demek yerine çocuktan ne istenildiği pozitif bir dille ifade edilmelidir. 
Çocuğa yasaklar getirmek yerine seçenekler sunulmalıdır. "Tükenmez kalemle masayı çizme!" diye bağırmak yerine "Boya kalemlerini ve defterini vereyim oraya boya masamız kirlenmesin." denmelidir . Ya da evin içinde zıplaması istenmiyorsa çocuk dışarıya çıkarılmalı ve hareket ihtiyacını karşılayabilmesi ve içindeki enerjiyi atabilmesi için imkan verilmelidir. 
Çocuk bir öfke nöbetine girecekken çocuğun dikkatini başka bir yöne çekip, ilgileneceği bir alanda ona seçenek verilmelidir. 
Çocukla inatlaşılmamalıdır. 
Olabildiğince az ama gerekli olduğu kadar da çok kural olmalıdır. Yasaklar çocuğun daha çok agresif ve hırçın olmasına neden olur. Yasaklar yerine kuralların nedenini ve ne işe yaradığı açıklanmalıdır. Çocuk yerine getirilmeyecek bir istekte bulunuyorsa, isteğinin neden gerçekleşemeyeceğini açık ifadelerle açıklanmalıdır. 
Empati kurulmalıdır. Çocuğun isteği yerine getirilmediğinde anne baba onu anladığını, onunla birlikte üzüldüğünü; ama önceden açıklanan nedenlerden dolayı o isteğinin gerçekleşemeyeceği söylemelidir. 
Çocuk öfke nöbetindeyken sakin ve tutarlı kalmak çok önemlidir. Çocuk sakinleşmek için anne babasının yakınlığına ihtiyaç duyuyorsa bu imkan verilmelidir. Sakinleşmek için ya da sakinleştikten sonra anne babasının kucağına gelmek isteyen çocuğa yaptıklarından dolayı suçluluk duygusu verilmemelidir. Konu ile ilgili çocukla tekrar konuşulmalı, neden bu şekilde davranmak zorunda olduğunu anne baba açıklamalıdır. Eğer anne baba gereğinden daha fazla sert tepki verdiyse çocuktan özür dilenmelidir. Çocuğun bu tür sinir krizlerinden sonra sevildiğini hissetmeye daha çok ihtiyacı vardır. 
Her şeyden önemlisi anne baba çocuğa iyi bir model olmak zorunda olduğunu unutmamalıdır. Çocuklar anne babalarının davranışlarını, olaylara karşı verdikleri tepkileri örnek alırlar.


21 Ekim 2013 Pazartesi

Montessori aktarma 22 ay


Montessori aktivitelerine yazında devam ettik ama fazla fotograflayamadim bu fotolar dun aksamdan..ellerini ve maşayi cok guzel kullandı ogluş...Bir kere göstermem yetti hemen kaptı maşayı ilk basta cevizleri tutamayinca oomadii(olmadı) deyişi o kadar tatlıydi kiii :)) sonra oodu ama ve bizi biraz oyaladı...sonra 23.00e kadar uyumadık ama olsun anneanne ve dede bizi ziyarete gelmişti ve babamızda dışardaydi
herkese iyi geceler demeden uyumak istemedi sanırım!!

Efe 22 aylık olduuuu

Ağustos ayından beri bloğumuza uğrayamadik..Geçen bir ayda aslında ne kadar çok şey değişti.
Gercekten cocuk gelişiminde bir ayın farkı o kadar hissediliyor ki....Efe'miz gün geçtikçe büyüyor. Her haline her adımına her nefesine her gülüşüne şahit oluyoruz...

Efe'yi eve getirdiğimiz ilk gün dün gibi aklımda.
Minik ellerine bakıp 40'ı ne zaman çıkacak diye hesaplar tuttuğumuz,ayaklarının altına masaj yaparken parmaklarını öpüp kokladığım,tenine dokunmaya kıyamadığımız gün daha dün gibi..
Bu blog sen büyürken yaptıklarımızı heyecanlarımızı sevdiklerimizle de paylaşabileceğimiz yer olacak..

Sen 22 aylik oldun oğlum....

2'ye az kaldıııı :))))
İşte Efe'min 21.5 Ay Gelişimi


Mutlu oldugun zamanları çok güzel ifade etmeye başladın:) babanla oturmuş birşeyler konuşuyorken ikimize bakıp gözlerini kısıp bütün şirinliğinle gülümsemen,ben mutfaktayken bir anda yanıma gelip anneci gel demen,şu 2-3  gündür herşeye bu nee demen(birazcık erken mi başladın sankiii) birseyler istemen,oyuncaklarını sepette toplarken yine o can feda gülüşünle icimizi ısıtman..

Canım Oğlum
Parmak oyunlarımız var artık :)) daha önceleri hic tepki vermediğin,dinlemek istemediğin parmak oyunları eğlenceli hale geldi bu ay.
'Çal kapıyı' derken alnına vurman,
'Karni davul güm güm güm' derken karnına vurman
'Sar sar sar makarayı ' derken ellerini birbirine dolaştırman
'Atlar çimlerde yürüyor ' derken ellerini birbirine sürtüp çıkan sesi dinlemen
Anneye babaya tombik çocuk yaparken tontik ellerinle yüzümüze dokunman...

Yüz ifadelerini taklit edebiliyorsun:))
Hadi kızgın olalim deyince başını eğip alttan alttan bakman
Vahit dede şaşkın ol deyince kaşlarını kaldırıp aaa yapman
Üzgün olalım deyince ellerinle gözlerini kapatıp üüüü demen:))
Mutlu olalım deyince de arkaya doğru eğilip kahkahalar atman..

Hareketli Oyunlara uygun davranıyorsun:))
Hoplayalim zıplayalım oyununda ayaklarını kaldırmadan totonu hareket ettirirken hopladığını zannetmen
Aynı oyunda 'burnumuza dokunalım' ı ilk söylediğimi ezberlemen
Çalan her müziğin tarzına uygun ama yine de kendi dans stilinde dans etmen...

Yemek ve Uyku düzenin düzen bilmez oldu:)
Sabahları bir yumurtaya alısmışken bir gün aynı peyniri severek bir gün zorla yemen
Muzu sevip sevmediğine bir türlü karar verememen
Böğürtleni bayıla bayıla yemen...
Öğlen uykularında bazen 40 dk. bazen 3 saat uyuman
Bazı geceler gece saat 3 ile 5 arasında uyku molası vermen...

Aktivitelerimiz daha istekli ve uzun sürüyor.

Yorucu bir piknik dönüşü fındıkları şişeye atmayı istemen
Oyun hamurundan maşa raptiyeleri büyük sabırla tek tek çıkarman
Büyütecinle daha çok vakit geçirmen...

Evin düzenine ayak uydurdun sende:))
Mutfakta acik dolap kapağı gördüğünde kararlica gelip sadece kapağı kapatman
Artik Çekmecelerin icinde neler olduguna kanaat getirmen
Yemek icin masayı hazırlarken çatalları,kaşıkları,bardakları ve ekmeği taşıman
Salonda ışıkları söndürerek misafirlerimize loş bir ortam sunman ve kalanlik demen :))


seninle bu güzellikler hayatımıza girdikçe bir ay daha büyüdüğüne heyecanla tanık oluyoruz.
22. Ay'la Allah ömrüne tadına doyamayacağın mutluluklar yazsın inşallah..
Seni çok seviyoruz :))